Buradasınız : Ana Sayfa Etikete göre gösterilenler Kalıp Çeşitleri
Cuma, 10 Şubat 2012 14:24

DÖKÜMDE MODEL MALZEMELERİ

Alüminyum dökümde kullanılan başlıca dört tip model malzemesi mevcuttur: Tahta, metal, alçı, plastik, balmumu. Model malzemesi olarak seçilecek tahtanın kuru sert ve kum nemini çekip deforme olmaması için az gözenekli olması istenir. Sertlik kalıpta düzgün yüzey elde etmek için gerekli olmaktadır. Karışık şekiller için modelin ayrı imal edilen birkaç parçası birbirine vida ile geçmektedir.

Seri imalatta modellerin uzun süre aşınmadan kalıplamaya dayanması istenir. ayrıca modelin çok ince kısımları olduğundan tahta dayanıksız olacagından, metalden yapılması gerekir. metal model olarak dökme demir, pirinç, bronz kurşun-kalay alaşımları, alüminyum kullanılır. model için kullanılan metalin yüzey işlemesi kolay ve büzülmesi minimum olmalıdır. en uygun alaşımlar için örnek Pb,Sn veya Sb’li alaşımlardır.

  • %40 Pb, %40 Sn, %20 Sb veya
  • %50 Zn, %40 Sn, %5 Cu, %5 Sb

Çeşitli Metallerin Lineer Büzülme veya Çekilme Miktarları

MetalÇekilme Miktarı mm/m
Dökme Demir10
Bronz10
Pirinç15
Çinko16
Kalay8
Kurşun12
Alüminyum13
 
 
Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 14:20

ISIL İŞLEM UYGULANMAYAN ALÜMİNYUM DÖKÜM ALAŞIMLARI

Alüminyum-Çinko alaşımları

Döküme elverişli ve hazırlanması kolay olan bir alaşımdır, fakat kullanım alanı giderek azalmaktadır. Alaşım içerisindeki çinko oranı %0-13 arasında değişir. Alaşımda çinkodan dolayı çatlak oluşturabilir. En önemli avantajı çinkodan dolayı bu alaşımın ucuz olmasıdır. Mekanik özellikleri geliştirmek için alaşıma Cu ilavesi yapılabilir. Korozyon direnci iyi değildir. Eskiden karterlerin yapımında kullanılmıştır. %10-13 Zn + %2-3 Cu + Al (kalan) 

Alüminyum-Bakır alaşımları

Hazırlanmaları ve dökümleri kolaydır. Yeterli bir ısı iletkenliği ile iyi bir şok ve ısı dayanımı vardır. Gerektiğinde ısıl işlemlerde uygulanabilir. Bu alaşımların mekanik özellikleri çok geniş bir aralıktadır. Kum dökümdeki %8 Cu içeren alaşım en düşük dayanım sergilerken (12-16 kg/mm2, uzama değerleri %1-4), kokil dökümde 12-18 kg/mm2, uzama değerleri %1-5 arasında değişmektedir. Akma dayanımı da 7-8 kg/mm 2 ’dir. %5 Cu içeren alaşımı çok iyi mekanik özellikler sergilemektedir. %12 Cu içeren alaşımın kum dökümdeki çekme dayanımı 16-18 kg/mm metal kalıba döküldüğünde 18-22 kg/mm 2 dir. Uzama değerleri de sırasıyla %0,5-1 ve %0,3- 1,5’dir. Akma dayanımı da 9-14 kg/mm 2 ’dir.

Alüminyum-Silisyum alaşımları 

Bu alaşımlar en önemli alüminyum alaşımlarıdır. AlSi13 alaşımı ötektik Mikro-yapı verir. Bu alaşım “Alpaks” veya “Silumin” olarak da adlandırılır. Akıcılığı çok iyidir. Katılaşma aralığı ötektik olduğu için sıfırdır yani saf metal gibi davranır. Çekmesi %1,1’dir. Soğuk dayanımı iyi iken, sıcak dayanımı düşüktür. Korozyon dayanımı bakırlı alaşımlardan daha iyidir. Özellikleri sıvı halde katılan cüruf gidericiler ve tane incelticiler ile iyileştirilir. Böylece Mikro-yapıda ince taneli ve homojen bir dağılım gözlenir. Serbest silisyum bulunmaz. Tane inceltme sodyum, florürler (NaF) ve alkali metallerle yapılır. Kokil dökümlerde tane inceltme işlemi pek yapılmaz. Bu alaşıma giren çok az miktardaki demir, alaşım içerisinde iğnemsi Mikro-yapı veren bir bileşik olarak kristallenir ve alaşımı önemli bir ölçüde zayıflatır. Bu iğnemsi Mikroyapıyı küreselleştirmek için manganez ilavesi (%0,3-0,5 Mn) yapılır. Manganez alaşımın yorulma dayanımını da arttırır.

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 14:19

ALÜMİNYUM DÖKÜMDE ISIL İŞLEM

Isıl işlem yapılabilen ve solvüs eğrisi gösteren alüminyum dökümlerde en sık kullanılan ısıl işlem olan T6, çözeltiye alma, su verme ve yaşlandırma aşamalarından oluşan işlemdir. Çözeltiye alma ısıl işleminde malzemenin solvüs eğrisi üzerindeki bir sıcaklığa ısıtıldıktan sonra, hızla bu sıcaklıktan soğutulması ile aşırı doymuş katı eriyik yapısı oluşturulur. Burada amaç çökelme sertleştirmesi yaratacak elementlerin çözünerek katı çözelti içinde hapsedilmesidir. İşlem sıcaklığı ve süresi parçanın kesit kalınlığı ve bileşimine bağlı olarak maksimum homojenizasyon sağlayacak şekilde seçilmelidir. Çözeltiye alma adımında üç faz görülür. Birincisi alaşım elementlerinin çözünerek zengin bir alüminyum matriks fazının oluşturulması ki bunlar daha sonra çökelme şertleşmesi yaratacaktır, ikincisi çözünmeyen bileşenlerin küreşelleşmesi ve üçüncüsü mikroyapının homojenleşmesidir

Hızlı soğutma yani suverme işlemi çözünen elementlerin çözeltide kalmasını sağlamaktadır. Hızlı su verme çökelti sertleştirmesi özelliğini iyileştirirken, çarpılma ve kalıntı gerilimlerin oluşumunuda yol açar. Su verme işlemi sıcak su, polimerli su yada yüksek hızlı fanlarla hava ile yapılabilir. Su verme işleminin en önemli detaylarından biride çözeltiye alma işleminden çıkan parçanın çok kısa süre içinde su verme işlemine tabi tutulmasıdır. Su verme sonrasında çözeltide kalan çözünen elementler, oda sıcaklığında yavaşça çökelmeye başlarlar. Bir süre sonra bazı alaşımlar oda sıcaklığında oldukça sertleşebilirler. Buna doğal yaşlanma adı verilir. Suni yaşlandırma olarak anılan işlem ise döküm parçaların 100-200 °C gibi sıcaklıklarda tutulması ile yaşlandırmanın hızlandırılmasıdır. Yaşlandırma sıcaklığında süre arttıkça yavaş yavaş çökelti yapısı oluşur ve sertlik maksimum değerine doğru artar. Daha fazla yaşlandırmaya devam edilirse sertlik düşmesinin görüldüğü aşırı yaşlanma durumu ortaya çıkar.

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 14:17

ALÜMİNYUM ve ALAŞIMLARININ KAYNAĞI

Alüminyum ve alaşımları günümüzde yaşamımıza girmiş yaşamın ayrılmaz bir malzemesi haline gelmiştir. Hafifliği, iyi ısı ve elektrik iletkenliği ve korozyona karşı dayanıklılığı nedeniyle; gıda endüstrisi, kimya endüstrisi, otomotiv ve gemi endüstrisi, makine ve cihaz yapımı ile mimari ve inşaat yapımında geniş çapta bir kullanma alanına sahiptir. Çeşitli endüstri dallarında kullanılan başlıca alüminyum ve alaşımları Tablo-1’de gösterilmiştir. Bu alaşımların günümüzde birleştirilmesi %50 nispetinde kaynakla yapılmaktadır.

Alüminyum ve alaşımlşarını cıvata ve perçinleme yoluyla birleştirme dışında kullanılan birleştirme yöntemleri; kaynak, lehimleme ve yapıştırmadır. Bugün bu yöntemler çeşitli endüstri kollarında geniş çapta kullanılmakta, bazen de lehimleme, yapıştırma ve nokta kaynağı birlikte kombine edilmektedir.

Alüminyum ve alaşımlarının kaynağı, normal çeliğin kaynağına nazardan birçok farklılıklar gösterir. Çeliğin kaynağına göre daha zor ve sorunludur. Bunun için malzemeyi ve özelliklerini (fiziksel ve metalurjik) çok iyi tanımak ve ona göre önlemler almak gerekir.

Alüminyum ve alaşımlarının kaynak kabiliyetine aşağıdaki etkenler tesir eder. Bunlar sırasıyla; 

a- Saf alüminyum 658 ° C gibi düşük bir sıcaklıkta ergimesine rağmen, yüzeyimdeki oksit tabakası (Al 2 O 3 ) 2050 ° C gibi yüksek bir sıcaklıkta ergir.

c- Yüksek elektrik iletkenliği nedeniyle elektrik direnç kaynağında sorunlar ortaya çıkmaktadır. (Q=R.l 2 .t) 

d- Yüksek ısıl genleşmeden ötürü, kaynak sırasında meydana gelen distorsyonlar (çarpılmalar ve kendini çekmeler) büyük olur. Dolayısııyla gerekli önlemler alınmadığı zaman, gerilme çatlakları oluşur. Alüminyum ve alaşımları ile %0,15 karbonlu çeliğin fiziksel özellikleri karşılaştırmalı olarak Tablo-2’de gösterilmektedir. 

Malzeme Yoğunluk (g/cm 3Ergime Noktası ( ° C) Elektrik İletkenliği (m/ W mm 2Isı İletkenliği (J/cmsK) Isıl Genleşme (m/mmK) 
Saf Al 2,7 658 35 2,2 2,4×10-5 
Al Mg 5 2,63 520-630 16,5 1,2 2,35×10-5 
Al Mg Si 2,7 600-640 31 1,8 2,3×10-5 
%0,15 C’lu 2,8 530-645 18,5 1,6 2,4×10-5 
Çelik 7,85 1510 9,3 0,5 1,1×10-5 

Tablo-2: Alüminyum ve alaşımlarının fiziksel özelliklerinin %0,15 karbonlu çelikle karşılaştırılması 

e- Alüminyum ve alaşımları doğal sert, soğuk olarak sertleştirilmiş veya ayrışma sertleşmesine tabi tutulmuş bulunur. Bunların kaynak kabiliyeti de farklılıklar gösterir. Tablo-3’te başlıca alüminyum alaşımlarının kaynak kabiliyetleri görülmektedir. 

Kaynağa Uygunluğun Değerlendirilmesi Alaşımlar Düşünceler 
Çatlaksız Saf Alüminyum Yüksek ısı iletimi nedeniyle gözenek oluşumu eğilimi vardır. 
Çok iyi kaynak kabiliyeti Al Mg Mn Yüksek mukavemet söz konusu değildir. 
İyi kaynak kabiliyeti Al Mg 3 Al Mg 5 Konstrüksiyonda kullanılır. 
 Al Mg +,5 Mn  
 Al Mg S (yumuşak) Al Zn 4,5 Mg 1 Sertleştirilmiş durumda kaynaklanır.Kaynaktan sonra soğuk olarak sertleşir.İlave kaynak malzemesi olarak: S-Al Si 5,Kalın kesitlerde: S-Al Mg 5, S-Al Mg 4,5 Mn S-Al Zn3 Mg4 (sertleştirilmiş) 
 Al Mg S (sertleştirilmiş) Genellikle soğuk sertleştirilmiş durumda kaynaklanır.Arkasından sıcak olarak bekletilir.İlave kaynak malzemesi olarak S-Al Si 5, S-Al Mg 4,5 Nn 
Çatlama hassasiyeti AlCu Mg  
 AlZnMg Cu  
Kaynak yapılamayanlar Talaş kaldırma kabiliyetlerini iyileştirmek için kurşun katılan alaşımlar,basınçlı dökümler  

Tablo-3: Alüminyum ve alaşımlarının kaynak kabiliyeti 

f- AlMn, AlSi,AlCu ve AlMg gibi katılaşma entervali geniş olan alaşımlarda sıcak çatlamanın oluşumu eğilimi vardır. Sıcak Çatlaklar genellikle solidüs çizgisinin (eğrisinin) üzerinde ve katılaşma aralığında meydana gelir. Bunun için bu alaşımlarda, katılaşma aralığı dar olan alaşım grupları seçilmelidir. Ayrıca çatlamaya karşı hassas olmayan ilave kaynak malzemesinin (tel veya elektrod) kullanılması gerekir. 

g- Gerilme çatlakları da kuvvetli kendini çekmeler sonucu solidüs eğrisinin altında meydana gelir. Bu çatlaklar, uygun bir konstrüktif şekillendirme, kaynak sonrası ısıl işlemler, kaynak yöntemi ve tekniği uygulanarak önlenir. 

Alüminyumun oksijene karşı ilgisi fazla olduğundan, yüzeyinde hemen 0,1 mikron kalınlığında Al 2 O 3 oluşur ve bu oksit tabakası aynı zamanda yüzeye kimyasal bileşiklere karşı bir dayanıklılık kazandırır.Fakat bu tabakanın mevcudiyeti alüminyum ve alaşımlarının kaynağını zorlaştırır. Kaynak yapılırken yüzeyde bulunan Al 2 O 3 tabakasının ergitilmesine çalışılırken (2050 ° C), bundan çok daha düşük sıcaklıkta ergiyen alüminyum dökülür ve kaynak çubuğundan düşen damlalar kaynak yapılacak esas metal ile birleşemez.Onun için kaynaktan önce bu tabakanın oluşmaması için önlemler almak gerekir. 

b- Alüminyum ve alaşımları yüksek bir ısı iletim katsayısına sahiptir. Bunun için kaynak yerinde ısı yoğunluğunu sağlamak için daha fazla ısı girdisine ihtiyaç vardır. Diğer taraftan, alüminyum ve alaşımlarında,çeliğe nazaran daha geniş bir bölge ısının tesiri altındadır. Şekil-1’de alüminyum ile çeliğin kaynağındaki isotermler gösterilmektedir. Ayrıca saf alüminyumda yüksek ısı iletimi dolayısıyla ergimiş kaynak banyosu soğuyup çabuk katılaştığından, dikişte gözenekler oluşur.

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 14:14

ALÜMİNYUM DÖKÜMDE KULLANILAN FLAKSLAR

Ergitme ve ergitme sonrası sıvı metalin açık atmosferle ilişkisini kesen ve katılaşma sonrası Mikro-yapıyı kontrol eden maddelere flaks denir. Koruma ve temizleme flaksları olarak ikiye ayrılırlar.

Koruma Flaksları

Sıvı alüminyumun üzerini örterek atmosfer gazlarına karşı döküme kadar koruma sağlar. Demir dışı alaşımlar gaz alma ve oksitlenmeye karşı duyarlıdırlar. Bu hassasiyetten dolayı sıvı metal ile atmosferin temasının kesilmesi gerekir. Açık atmosferle sıvı metalin temasını kesen maddelere “koruma flaksları” denir. (odun kömürü, cam, silis, boraksit, boraks, sodyum karbonat, baryum karbonat, kalsiyum karbonat, sodyum klorür, kalsiyum florür v.b.) koruyucu flakslar potaya veya ocağa yükleme yapılırken konur. Ergitme sırasında bazıları katı olarak kalır (odun kömürü ve silis gibi). Bazıları da eriyerek sıvı metalin yüzeyinde tabaka oluşturur. Flaks miktarı sadece sıvı metalın yüzeyini örtecek kadar konulmalı ve nemsiz olarak saklanmasına özen gösterilmelidir.

Alüminyum alaşımlarının ergitilmesinde, koruyucu olarak kullanılan flakslar klorür ve flüorür‘lü tuzlardır (%90 NaCl+ %10 CaF2, %85 CaCl2 + %15 CaF2, %60 NaCl+ %30 NaF2 + %10 CaF2 ve % 70 MgCl2 % 20 MgF2 %10 NaCl). Bunlar, oksitlenmeye ve gazların emilmesine engel olurlar.

Temizleme Flaksları

Ergimiş metal içerisinde ergitme sırsında ve ergitme sonrası sıvı metal içerisine difüz etmiş gazları ve oksitleri gidermede kullanılan maddelere “temizleme flaksları” denir.

Temizleyici flakslar, sıvı metalin içindeki oksit ve gazları gidermek için kullanılır. Bu flakslar genellikle, magnezyum ve sodyum klorür (NaCl) ve fIüorürlü (NaF) olurlar. Bunların sıvı halde iken metale yakın bir özgül ağırlıkları vardır. Karıştırma ile metalin üzerinde toplanırlar.

Her ne kadar eğritme işlemi sırasında önlemler alınsa da sıvı metalin içerisine karışmış gaz ve oksitler bulunabilir. Sıvı metalin kalıplara dökülmesinden önce gaz ve oksitlerin temizlenmesi gerekir. Temizleme işleminde metal oksitleri veya oksijenli filizleri kullanılır. Ayrıca bazı metaller ve gazlar da oksit giderici olarak kullanılırlar. Çeşitli gazlar (azot, argon, helyum, klor, v.b.) verilerek temizleme yapılabilir. Azot gazı, 710 0 C’de 3-15 dk. ve klor gazı, 710  0 C’de 4-5 dk. verilir. Bunlar nitrin ve klorürler oluşturarak temizleme yaparlar.

Maden içine girmiş hidrojenin dışarı atılmasında “klor” ve ”flüor” gibi gazlar kullanılır. Bu gazlar, grafit bir boru yardımı ile sıvı metalin, içine gönderilirse, sıvı metali kaynatarak yükselir ve hidrojenin sıvı metalden uzaklaştırılmasını sağlar. Oksit giderici olarak kullanılan metallerin bazıları ise; magnezyum, manganez, çinko, fosfor, baryum, v.b.dır. Bunlar sıvı metale katılmadan önce genellikle bir ön alaşım şekline getirilirler (%10-15 fosforlu, bakır-fosfor gibi).

Temizleme amaçlı kullanılan flakslar toz veya briket halindeki flakslar sıvı metalin üzerine konur. Sıvı metalin üzerine konan flaksların temizleme etkisi yapabilmesi için delikli bir daldırma aparatı yardımıyla sıvı metalin dibine doğru bastırılır. Çıkan gazların etkisi ile sıvı metal fokurdayarak kaynar. Hareketlilik bitince delikli aparat çıkartılır. Bu işlemle birlikte (mekanik ve kimyasal) oksitler ve cüruflar sıvı metal yüzeyine çıkar. Bir “temiz” ile sıvı metalin yüzeyinde biriken cüruflar alınır ve döküm işlemi gerçekleştirilir.

Alınması gereken önlemler;

1. Nemsiz ve kuru bir ortamda saklanmalıdır.

2. Sıvı metale atılmadan önce flakslar ısıtılmalıdır.

Demirli alüminyum bronzları için kullanılan temizleme flaksları; kireç, kalsiyum, mangan klorür ve magnezyum

Ayrıca titan, titan tetraklorür şeklinde karıştırılır. Karıştırma sıvı metalin normal ergime sıcaklığında yapılır. Titanın bir kısmı alaşımın içinde kalır. Klor sıvıdan ayrılarak çıkar. Klor gazının çalışanlara bir tehlikesi olmaz. Klorun iri Mikro-yapı oluşumuna etkisi varsa da, bileşimde kalan titan taneleri inceltir.

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 14:13

ALÜMİNYUM DÖKÜMDE TANE İNCELTİCİLER

Alüminyum döküm alaşımlarında Mikro-yapıyı değiştirmek için uygulanan aşılama işlemine tane inceltme denir. Aşılama daha küçük ve eş eksenel tane elde etmek için yapılan bir işlemdir.

Alaşımda iri tanelerin oluşmaması için yüksek döküm sıcaklığından sakınılır. Normal (Tm+0,2Tm) sıcaklıklarda döküm yapılır. Kokil döküm parçalarda tane inceliği sağlarlar. Ayrıca, nikel, sodyum, bor, krom, titan, v.b. elementler ince taneli Mikro-yapı oluşumuna yardımcı olan elementlerdir. Alüminyum alaşımlarında katı eriyik mukavemetleşmesi yapan Cu, Mg, Zn, v.b. elementler katılaşma sonunda küçük taneli eş eksenel bir Mikro-yapı oluştururlar. İçerisinde yüksek miktarda Cu ve Mg bulunan alüminyum alaşımları daha kolay tane inceltilirler.

Tane inceltme işlemi ile;

  1. Mekanik özellikler (sertlik ve dayanım) %10-20 artar.
  2. Tane sayısı arttığı için, gözenekler de Mikro-yapıya homojen bir şekilde dağılır ve sızdırmazlık sağlar.
  3. Makro çekmeden mikro çekmeye geçildiği için sıcak yırtılma riski azalır.
  4. Alaşım elementleri yapıya eşit dağıldığından, ısıl işlemlerde iyi sonuçlar alınır.
  5. Tane sınırı alanı arttığı için bölgesel enerji merkezleri de artmaktadır. Bu da kesme kuvvetlerini azaltarak malzemenin işlenebilme özelliğini geliştirir.
  6. İnce taneli yapılar döküm sıcaklığını azalttığı gibi, döküm parçaya da besleme kolaylığı sağlar.
Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 14:11

ALÜMİNYUM ERGİTME OCAKLARI

Alüminyum alaşımlarının ergitilmesinde potalı ve potasız ocaklar kullanılır. Potalı ocaklarda gazların metale temasını önlemek için pota yükselticileri ve kapaklar kullanılır. Potasız ocaklarda alev maden üzerine değil ocak tavanına yöneltilir. En tehlikeli gazlar hidrojen ve karbon monoksittir. Bunlar döküm parçalarda gaz boşluğu hatalarına sebep olur. Alüminyum ve alaşımlarının ergitilmesi demir ve alaşımlarının ergitme işleminden daha kolay olduğu için ve ergime derecesinin düşük olması nedeniyle hemen her ocakta ergitme yapılabilmektedir. Fakat amaca uygun ocak seçmek önem arz etmektedir. Ocakların büyüklükleri, yapımında kullanılan malzemeler, yükleme yöntemleri, şekilleri (hareketli veya sabit) ve ergitme kapasiteleri gibi pek çok faktör ocak seçiminde etkili olmaktadır. Ergitme kullanılan yakıt türleri zaman içerisinde katıdan sıvıya, sıvıdan gaza ve sonunda elektrikle ergitme tercih edilen yöntem olmuştur. Özellikle geliştirilen yeni yalıtım malzemeleri ocaklardaki ısı kaybını azaltarak yakıt ve enerji tasarrufu sağlamaktadır. Sıvı ve gaz yakıtla çalışan ocaklarda yanma atığını atma durumu olmadığından ısı uzun süre ocak içinde tutulabilmektedir. Metallerin elektrikle ergitilmesinde ısı kaybının daha az olması önemli bir ekonomik kazanç sağlamaktadır. İndüksiyon ocaklarının ilk kurulum masraflarının yüksek olması kullanımını sınırlamaktadır.

Üretim şekillerine göre ergitme ocakları;

  1. Potalı ocaklar
  2. Yansımalı alevli ocaklar (reverberatory)
  3. İndüksiyon (elektrikli) ocaklar

1. Potalı ocaklar

Ocağın merkezindeki potanın etrafında belli bir boşluk bırakılarak, ateş tuğlasıyla etrafı örülmüş ocaklardır. Tuğlaların dış çevresinde yalıtkan veya ısı iletkenliği çok düşük tozlarla kaplanmış ve bu yalıtkan malzemelerin çevresi de sac ile sarılmıştır. Kullanılan yakıta göre brülör (üfleyici, yakıcı) kullanılır. Basınçlı hava ile ocak içerisine püskürtülen yakıt ocak içerisinde tutuşturularak yüksek ısı değerlerini çıkılması sağlanır. Potalı ocaklarda alev alüminyum alaşımlarına değmediği için “dolaylı ısıtmalı ocak” (indirect flame type furnace) olarak ta adlandırılırlar.

2. Yansımalı alevli (YA) ocaklar

Büyük miktarlardaki alüminyumun ergitilmesinde bu ocaklar kullanılmaktadır. Sıvı metal ile alev temas halindedir. Bu nedenle ergitme işleminin sürekli kontrol edilmesi gerekir. Sıvı alüminyuma çarpan alevler yüzeyde türbülansa neden olur. Ayrıca yanma atıkları da cüruf oluşmasına neden olur ve sıvı alüminyumun gaz emmesi de kaçınılmazdır. Gaz emmesini engellemek için alüminyum külçeler 450-500 0C’de ön ısıtıldıktan sonra ocağa konulmalıdır. Sıvı alüminyumun sıcaklığı da fazla yükseltilmemelidir. Bu ocaklarda yüksek alüminalı ateş tuğlaları kullanılmaktadır. Daldırma banyosu bulunduğundan, talaş, hurda ve ince kesitli geniş yüzeyli alüminyum parçalarının fazla yanma kaybı olmadan ergitilmesi mümkündür. Daldırma banyosunda gaz gidericiler ve tane incelticilerin sıvı alüminyuma katılması da mümkündür.

YA ocaklarında verimli çalışabilmek için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  1. Sıvı alüminyum belli bir seviyede sürekli olarak ocak içinde bulunmalıdır.
  2. Sıvı alüminyumun sıcaklığı döküm sıcaklığının çok üstüne çıkarılmamalıdır.
  3. Ani soğumalardan kaçınılmalı, yani kontrollü sarj malzemesi girilmelidir.
  4. Ani sıcaklık artışının olmamasına dikkat edilmelidir.

3. İndüksiyon (elektrikli) ocakları

Genel olarak içinden dalgalı akım geçen bakır bobin ile bunu besleyen güç ünitesi ve yüksek ısıya dayanıklı refrakter malzemelerle astarlanmış bir potadan oluşur. Şebeke akımı ile (50 Hz) çalışan ocaklara düşük frekanslı, 1000-5000 Hz ile çalışan ocaklara orta frekanslı ve 10 000 Hz üzeri çalışan ocaklara da yüksek frekanslı indüksiyon ocakları denir. Orta ve yüksek frekansları elde edebilmek için pahalı transformatörler (güç kaynakları) kullanılır. Bu ocakların en büyük özelliği alüminyum ergitiminde yanma kaybını en aza indirir ve enerji tasarrufu sağlar. Özellikle ocaklardaki yüksek frekanstan kaynaklanan karıştırma etkisinden dolayı alaşımlama için tercih eldir. İndüksiyon ocaklarında ısı hassas olarak kontrol edilebildiğinden tutarlı ve iyi sonuçlar alınabilmektedir

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 10:48

KALIP SICAKLIĞI FAKTÖRÜ

Basınçlı dökümde en önemli faktörlerden biri de kalıp sıcaklığıdır. Basınçlı döküm kalıplarında kalıp dizaynına ve kesit kalınlığına bağlı olarak ısısal şartlar ayarlanır. Kalıbın devamlı çalışması esnasında tutulması gereken optimum sıcaklık limitleri; alaşımın sıcaklığı, preslenecek metalin ağırlığı,döküm hızı, kalıp boşluğunun yüzey alanı ve kesiti ve soğutma şartlarına bağlı olarak seçilir. Kalıbın istenen alanları, örneğin çıkıcılar, bakır ilâveler ve sıyırma tipi ısıtıcılar kullanılarak ısıtılır, ince kesitler metal giriş ağzından uzak­ta ise döküm çevresine kanallar ilâve ederek ince kesitli bölgelerde metal akışı arttırılabilir. Kalıp gereğinden soğuk ise, tam dolmama veya yetersiz besleme iç porozite gibi döküm hataları oluşur. Kalıp sıcaklığı yeterinden fazla sı­cak ise kalıbın tahrip olması söz konusudur. Kalıp sıcaklığının artması so­ğutma kanallarıyla kontrol edilir.

- Çinko alaşımları : Çinko esaslı alaşımlar için en uygun kalıp sı­caklığı (165-245°C)’dir. İnce kesitli parçalar için yüksek ağır kesitli par­çalar için ise düşük sıcaklıklar kullanılır.

- Alüminyum alaşımları : Bunlar için çinko esaslılara nazaran ka­lıbı daha yüksek sıcaklıkta tutmak gerekir (220-315°C), ortalama ola­rak (230°C) kullanılabilir. Alüminyum alaşımlarında yüksek sıcaklık ih­tiyacı ve oksitlenme karakterinden dolayı iyi döküm elde etmek, çinko esaslılara nazaran çok daha zordur. Alüminyumun çelik kalıplara etkisi kalıp sıcaklığındaki artış ile artar, kalıba yapışma olur.

- Magnezyum alaşımları : Magnezyum esaslı alaşımlar için opti­mum kalıp sıcaklığı (245-275°C) arasındadır. Döküm parçasının kesit kalınlığına ve kalıp malzemesi cinsine bağlı olarak (300°C)’a kadar yük­sek olabilir.

- Bakır alaşımları : Bakır esaslı alaşımlar için kalıp sıcaklığının (315-700C) civarında olması istenir. Kalıp içinde yerleştirme durumu­na göre sıcaklık seçilir, kalıp ömrünün uzun olması bakımından kalıp sı­caklığının alt sınırda veya civarında tutulması tercih edilir. Son yularda geliştirilen (Thixo – Casting) yöntemi ile yüksek sı­caklık gerektiren alaşımların pres dökümünde büyük kolaylık sağlanabil­miştir

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 10:29

ALÜMİNYUM DÖKÜME UYGULANAN TESTLER

Döküm metodunun seçilmesinden, döküm tasarımı ve döküm alaşımına,ürünün kalıplanmasına, döküm tekniğine, ürüne makinada şekil verilmesine, işlemlerin bitirilmesine ve ürünün incelenmesine kadar Alüminyum döküm alaşımlarının üretiminde her aşamada etkin bir kalite kontrolü gereklidir. Görerek muayene, basınç ile test, penetran sıvı ile muayene ultrasonik muayene, radyografik muayene ve metalografik inceleme gibi çeşitli metodlar dökümlerin kalitesini incelemede kullanılabilir. Bu prosedür kalite seviyesini belirler. 

İNCELEME SAFHALARI 

Üç bölümde inceleme yapılabilir. İlk, orta ve son safha. İlk safha döküm test çubuklarının ergimiş alaşımla birlikte, aynı zamanda döküm ürünlerinin test edilmesini ve incelensesini kapsar. Bu deney çubukları alaşımın kalitesini kontrol etmede ve ısıl işlemin etkisini anlamada kullanılır. İlk inceleme aynı zamanda dökümün kimyasal ve spektrografik analizinide kapsar. Böylece ergitme ve döküm işlemlerinin sonuçta karışımın beklenen alaşımı verip vermediği denenmiş olur. Orta bölümde yapılan -inceleme veya sıcak inceleme, kalıptan alınan döküm üzerinde yapılır. Bu safha dökümün şeklini incelemek için çok gerekli bir operasyondur. Böylece şekli bozuk olan dökümler bu safhada çıkartılabilir, gerekirse düzeltilebilirler. Son safhada ise dökümü yapılan parçanın kalitesini oluşturmada kullanılır, bu safhada gözle muayene, basınç ile test, penetran sıvı ile muayene, ultrasonik muayene, radyografik muayene veya metalografik inceleme yöntemlerinden herhangi biri kullanılabilir. 

Gözle muayene aynı zamanda son Ölçüleri ve gerçek boyutları kıyaslamada yararlıdır. 

Alüminyum döküm ile parça üretimden parçaların uygunluklarını kontrol için bir kaç test yöntemi uygulanır.

1- Penetran Sıvı ile Muayene: 

Penetran sıvı deneyi alüminyum döküm alaşımlarında, yüzeye çok yakın ve yüzeye açık olan hataların belirlenmesinde yaygın olarak kullanılır. En önemli uygulamalarından biri sıcak çatlamaya ve kırılmaya hassas olan Bİ95 gibi alaşımlardan, daisi kalıplarda üretilmiş küçük boyutlu dökümlerin incelenmesinde kuilanınudır. 

2- Radyografik Muayene 

Bu muayene, bir x ışını cihazının tüpünde yüksek gerilim altında oluşturulan x-ışını demetinin, döküm parçası içinden geçirilmesi ve parçadan çıkan ışınların bir fotoğraf filmine etki yaparak bir radyograf elde edilmesi yöntemidir. Alüminyum döküm alaşımlarmdaki inklizyonlarm, çatlakların, porozitelerin, soğuma boşluklarının ortaya çıkarılması amacıyla uygulanır. Bu tür alaşımlar radyografik inceleme için idealdir. Fluoroskopi tekniği genellikle, nispeten küçük dökümlerde porozite ve çatlak gibi hataları ortaya çıkarmak için kullanılır. Gama ışmlarıda bu iş için kullanılabilir. Alüminyumun düşük yoğunluğundan dolayı beili bir kalınlıktaki alüminyum alaşımına, çeliğe nüfuz ettiklerinden 3 kat daha fazla veya diğer bir deyişle, alüminyuma göre çeliğe 1/3 oranında girerler.

X-ışını alüminyum döküm alaşımlarına radyografik olarak etkir

ve film kayıtlarında sonuçlar okunur.Fluoroskopi tekniğide geniş çapta kullanılır. Bu çeşit araştırma, çok miktarda küçük dökümlerdeki çatlak ve porozite gibi hataların ortaya çıkarılmasında kullanılır. Bu metod soğuma boşlukları ve çatlaklar için çok uygun bir yöntemdir.

Gama ışın:> radyografisi alüminyum dökümlerin özgül koşullarını

ortaya çıkarmak için idealdir. Her ne kadar Gama ışını x ışınmdan az kullanılıyorsa da Özgül koşulların tespiti ve çatlakların testi için etki gücü yaklaşık olarak eşittir.

Kategori
Cuma, 10 Şubat 2012 10:27

DÖKÜM PARÇANIN ÇARPILMASI

Alüminyum döküm parçaların dengeli soğutulamaması neticesinde ince ve kalın kesitlerin farklı zamanlarda küçülmeleri çarpılma hatasına neden olur. Çarpılan dökümlerin biçimleri bozulur. Bozulma, eğilme veya kamburlaşma şeklindedir.

İki farklı kesitli döküm parçada ilk olarak ince kısım katılaşır (Şekil 1.7.a). Bu esnada kalın kısım hacim genişlemesi yapmakta olup ince kısmın küçülmesine engel olur, (b)’deki gibi çarpılma meydana gelir. Kalın kısım katılaşırken küçülmeye çalışır fakat önceden katılaşmış olan ince kısmın direnci ile karşılaşır. Neticede döküm parça (c)’deki gibi çarpılır.

Oluş nedenleri

  • Parça tasarımının hatalı yapılması,
  • Kesit kalınlığı farkının fazla olması,
  • Parçanın çekmesini derecenin engellemesi,
  • Yolluk sistemi yerinin hatalı seçilmesi,
  • Kalıp ve maça kumu dayanımının yüksek olması,
  • Kalıp veya maçanın aşırı sıkıştırılması,
  • Kalıp ve maçanın madenin çekmesine uyum göstermemesi,
  • Alt ve üst derecenin farklı sıkıştırılması,
  • Sıvı metalde karbür yapıcı elementlerin fazla olması,
  • Sıvı metalin döküm sıcaklığının düşük olması,
  • Sıvı metalin kalıba yavaş dökülmesi,
  • Dökümden sonra kenet ve ağırlıkların erken alınması,
  • Kalıbın erken açılması.
Kategori
Sayfa 1 / 6

ALÜMİNYUM DÖKÜM SİSTEMLERİ

Alüminyum döküm yöntemleri arasında, kum döküm, kokil döküm, metal enjeksiyon döküm, alçak basınç döküm olmak üzere dört farklı döküm dökme kabiliyeti bulunmaktadır. KUM…

DEVAMINI OKU

ALÜMİNYUM DÖKÜM ÜRETİMİ…

Dünya genelinde yeraltı madenleri alanında en fazla çıkan maden alüminyum boksit olarak bilinmektedir. Alüminyum dünyada en fazla kullanılan ve geri dönüşümü olan bir madendir.Madenin…

DEVAMINI OKU

ŞERİDİN BAKIMI VE…

ŞERİDİN BAKIMI ve ONARIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN MADDELER : 1) Alüminyum döküm parçasının kesilecek şeridinin tezgahının gönyede olması.2) Kokil döküm parçasının kesilecek şeridinin…

DEVAMINI OKU

ALÜMİNYUM DÖKÜM PARÇALARININ…

1) Alüminyum döküm parça kesmek için şeridin ilk takıldığı esnada yaklaşık olarak 5 dakika kendi halinde çalışmalıdır.2) Alüminyum döküm parçaların kesim esnasında  parçalara…

DEVAMINI OKU

ALÜMİNYUM DÖKÜM FİZİKSEL…

Alüminyum döküm yöntemlerinden biri olan kokil döküm ve diğer döküm yöntemlerinde fiziksel özellikleri etkileyen etkenler aşığıda açıklanmıştır.Buhar basıncı : Sıvı metallerin, diğer…

DEVAMINI OKU

ALÜMİNYUM ERGİTMEDE KARIŞTIRMA…

Alüminyum dökümde ergitme işleminin amaçlarından biri de, iki veya daha fazla metali bir alaşım halinde karıştırmak ve uygun bir alüminyum alaşımı elde…

DEVAMINI OKU

ALÜMİNYUM DÖKÜM KİMYASAL…

Kokil kalıptan döküm ile yapılan alüminyum döküm parçanın refrakter bir pota içerisindeki (Al) katı metalinin ergime noktasına kadar ısıtılmasında, metal ile temas…

DEVAMINI OKU

ERGİTMENİN METALURJİK PRENSİPLERİ

Alüminyum döküm ve kokil kalıba dökümde ergitme işleminde kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan bileşim değişimleri, kimyasal termodinamiği konuları olan homojen ve heterojen denge…

DEVAMINI OKU

SAVURMA DÖKÜM ve…

Alüminyum döküm parçalarının üretiminde karşılaşılan en büyük zorluk, metalin sıvı durumundan katı durumuna geçerken büzülmesinden meydana gelen boşluklardır; bunları gidermek için basınç…

DEVAMINI OKU

SonrakiSonraki


Fabrika : Sultan Orhan Mah. 1176/2 Sok. Gümrük Sanayi Bölgesi   Gebze / KOCAELİ
Copyright © 2011 - ŞİRVANLI Alüminyum Döküm ve Metal İşleme San. A.Ş. All rights reserved.